GÜNLÜK YAZILAR

Mustafa PALA

 
 

 

 
 
a a a
 

HAVZA PLANLAMASI

Ülkelerin gelişme durumlarına ilişkin bir yargıya varmadan önce, fert başına düşen milli gelirden tutun da, fert başına düşen bilgisayar sayısına, okuma oranına ve birçok veriye bakılır. Ancak kaç kavram, kaç kurum üretildiğine de bakmak gerekir.
Son 25-30 yıla baktığımızda, geliştirilmiş içi doldurulmuş kavramlar ve ülkemize kazandırılmış kurumlar bulmada zorlanıyoruz. Hadi düşünün bakalım, son yıllarda kazandırılmış hangi kurumlar var. Ben iki tanesini söyleyeceğim. Bir üçüncüsünü siz söyleyin.
Son yıllarda kazandırılmış en büyük, en işlevsel kurum Büyük Şehir Belediyesi’dir. Bir diğer kurum da Toplu Konut İdaresi’dir.
Toplum yeni kavramlar ve yeni kurumlarla gelişir.
Bu uzun girişi, yeni bir kurum önermek için yaptım. Önereceğim yeni kurum: HAVZA PLANLAMA KORUMA VE GELİŞTİRME KURUMU'DUR

Keşke bu yazımı, ülke sorunlarının çözümüne ilgi gösteren bir yetkili okusa. Keşke bir politikacı okusa. Keşke, bu yazımı okuyan birisi TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç’a ya da sahip çıkacak bir milletvekiline ulaştırsa.

Kirli Gediz’in durumu hepimizi üzüyor. Hele hele geçmişte Gediz’in içilecek gibi temiz suyunda yüzenleri, balık tutup oracıkta yaktığı ateşte pişirip yiyenleri, Gediz’in temiz suyu ile bağını bahçelerini sulayanları daha fazla üzüyor. Gediz, Gediz’i kirleten bizim kuşağın en büyük ayıbıdır…

Gediz temizlenemez mi? Temizlenir elbet. Gönülden istenirse, başta yasa koyucu sorunu görüp, yasal düzenleme yaparsa HAVZA PLANLAMA KORUMA VE GELİŞTİRME YASASI’nı acilen çıkarıp, ülkemiz için gerekli olan yeni bir kurumu kazandırırsa, Gediz ve Gediz gibi kirli nehirler temizlenebilir…

Gediz’i temizlemenin bir tek ön koşulu var. O da, yukarıda sözünü ettiğim kurumun yeni bir yasa ile kazandırılması. Bu yasa çıkarıldığında Gediz Havzası’ndaki kentler olan, Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’in Valilikleri, Belediyeleri, İl Özel İdareleri, Çevre Müdürlükleri, tek bir kurumda bir araya gelecekler ve sorunu kökten çözecekler…

Gediz’i, şimdi olduğu gibi illeri yarıştırarak, illeri çekiştirerek temizleyemeyiz.

Gediz, Gediz’in geçtiği illerin “Havza Bazında” planlı işbirliği ve dayanışmasıyla temizlenebilir ancak. Gediz Birliği Merkezi’nin nerede olmasından çok, iller arasındaki üretken işbirliği ve dayanışmanın sağlanmasıdır önemli olan.

Bu arada geçen hafta değindiğim ve daha çok değinecek olduğum bir konuyu yeniden gündeme getirmek istiyorum. Hani şu zaman zaman gündeme gelen İzmir – Manisa çekişmesi var ya,  o çekişme ve anlamsız yarışma bitirilmeli artık… İzmir ve Manisa arasında işbirliği ve dayanışma başlatılmalı. Birbirine Manisa ve İzmir kadar yakın çok fazla iki il yok ülkemizde. İlişkileri bu kadar iç içe olan başka iki il yok ülkemizde. Bir ilde oturulup diğer ilde çalışılan ya da okunan başka iki il yok ülkemizde. Yaşadığımız kent olan Manisa’da bir planlama ve yatırım yapılırken, İzmir gerçeğini göz ardı edemezsiniz. İzmir’de planlama yaparken Manisa gerçeğini göz ardı edemez.  Manisa ve İzmir büyük bir kentin iki parçası gibiyiz. Bu durumun getirdiği sakıncalardan ve sorunlardan çok, getirdiği ve getireceği kolaylıkları ve olanakları tartışmalıyız.

Gelecek haftalarda da bu konu üzerine düşüncelerimizi paylaşmayı sürdürelim istiyorum. Sizde yazarsanız katkıda bulunursanız çok sevinirim…

Mustafa Pala

Önceki Yazılara Dön...   Ana sayfaya dön...

 
a a a
 
     
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.